Doç. Dr. Sema Koç — KBB ve Baş-Boyun Cerrahisi
+90 543 913 65 95 Randevu Al

Uyku Apnesi Tedavisi: Belirtilerden Tanıya, Tedaviden İyileşmeye Kapsamlı Rehber

Uyku apnesi nedir sorusunun kısa yanıtı şöyledir: uyku sırasında solunumun tekrar tekrar durup yeniden başlamasıyla seyreden bir uyku bozukluğudur. Duraklamalar en az 10 saniye sürer ve gece boyunca birçok kez tekrarlanır.

Bizi Google’da tercih edilen kaynak yapınYeni yazılarımız aramalarınızda öne çıksınEkle

Uyku apnesi nedir sorusu tek cümleyle yanıtlanabilir ancak tablonun kendisi tek boyutlu değildir — tipi, şiddeti ve altta yatan anatomik neden kişiden kişiye değişir. Bu rehberde apnenin neden ve nasıl oluştuğunu, türlerini, belirtilerini, tanı sürecini, tedavi seçeneklerini ve tedavi edilmediğinde ortaya çıkan riskleri açıklıyoruz. Rehberi Antalya’da kulak burun boğaz hastalıkları uzmanı Doç. Dr. Sema Koç hazırladı.

Uyku Apnesi Nedir?

Uyku apnesi, uykuda solunumun tekrar tekrar durup yeniden başlamasıyla seyreden bir uyku bozukluğudur. Solunumun tamamen durmasına apne, belirgin şekilde azalmasına hipopne denir; ikisi de en az 10 saniye sürdüğünde sayılmaya değer kabul edilir.

Her duraklamada kandaki oksijen seviyesi düşer. Beyin bu düşüşü tehlike olarak algılar ve kişiyi kısa süreliğine uyandırır; çoğunlukla bu uyanmalar hatırlanmaz. Solunum yeniden başlar, kişi tekrar derin uykuya geçmeye çalışır ve döngü yeniden kurulur.

Sonuçta uyku süresi normal görünse bile derinliği bozulur. Kişi sabah dinlenmemiş uyanır, gün içinde uyuklar ve bunun nedenini genellikle yoğun tempoya bağlar. NIH bünyesindeki NHLBI’nin uyku apnesi kaynağında da tablonun bu sessiz seyri vurgulanır: belirtiler uykuda ortaya çıktığı için kişi kendi durumunu fark etmez, çoğu hastayı bize partneri getirir.

Bu tablo basit horlamadan ayrılır: horlamada ses vardır ama nefes kesilmez. Apnede ise sesin arasına sessizlikler girer ve bu sessizlikler nefesin durduğu anlardır.

Uyku Apnesi Neden Olur?

Uyku apnesi, hava yolunu daraltan anatomik ve metabolik etkenlerin üst üste gelmesiyle olur; kilo fazlalığı, geride konumlanmış çene, büyük bademcik ve ileri yaş bu etkenlerin başında gelir. Aşağıdaki tabloda hangi etkenin nasıl bir daralma oluşturduğunu topladık.

Risk etkeniHava yolunu nasıl etkilerDeğiştirilebilir mi?
Kilo fazlalığı ve geniş boyun çevresiBoyun bölgesindeki yağ dokusu hava yolunu dıştan sıkıştırırEvet
Geride konumlanmış alt çene (retrognati)Dil kökü geriye kayar, hava yolu arka duvara yaklaşırKısmen — aparat ya da cerrahi ile
Büyük bademcik ve geniz etiBoğaz seviyesinde hacim kaplayarak geçişi daraltırEvet — cerrahi ile
Burun tıkanıklığı (deviasyon, konka büyümesi)Ağız solunumuna zorlar, çene geriye kayarEvet
İleri yaşKas tonusu ve doku elastikiyeti azalırHayır — ancak yönetilebilir
Erkek cinsiyet ve menopoz sonrası dönemYağ dağılımı ve kas tonusu farkı hava yolunu etkilerHayır
Akşam alkol ve sigara kullanımıKas tonusunu düşürür, mukozada ödem yaparEvet
Ailesel yatkınlıkDar damak, büyük dil ve çene yapısı kalıtsaldırHayır
Hipotiroidi gibi hormonal durumlarDoku ödemi ve kilo artışıyla dolaylı etki ederEvet — tedavisiyle

Bu etkenler tek tek değil, çoğunlukla beraber çalışır. Kilolu, burnu tıkalı ve çenesi geride olan bir kişide üç mekanizma aynı gece devreye girer; bu nedenle tedavi de tek bir başlığa indirgenmez.

Uyku Apnesi Nasıl Olur?

Uyku apnesi, boğaz kaslarının gevşemesiyle hava yolunun daralması ya da tamamen kapanması sonucu oluşur; tıkanma 10 saniye ve üzerinde sürdüğünde apne adını alır. Aşağıdaki tablo, gece boyunca defalarca tekrarlanan bu döngüyü adım adım gösteriyor.

AşamaNe olurVücutta karşılığı
1. Uykuya geçişBoğaz ve dil kaslarının tonusu düşerHava yolu daralmaya başlar
2. TitreşimDaralan yoldan geçen hava dokuları titreştirirHorlama sesi ortaya çıkar
3. TıkanmaHava yolu tamamen kapanır, solunum çabası sürerApne — nefes durur
4. Oksijen düşüşüKandaki oksijen doygunluğu azalır, karbondioksit birikirKalp hızı ve tansiyon yükselir
5. Mikro uyanmaBeyin alarm verir, kas tonusu bir anlığına geri gelirBoğulur gibi soluk alma, çoğu zaman hatırlanmaz
6. Yeniden uykuSolunum normale döner, kişi derin uykuya geçmeye çalışırDöngü baştan başlar

Bu döngü ağır olguda gece boyunca yüzlerce kez tekrarlanabilir. Uykunun mimarisi bozulduğu için kişi yeterli süre yatakta kalsa da dinlenemez; gündüz uykululuğunun kaynağı budur. Tekrarlayan oksijen düşüşleri ve her mikro uyanmada yükselen tansiyon, uzun vadede kalp-damar sistemini zorlayan asıl mekanizmadır. Bu bağlantıyı kalp sağlığı yazımızda ayrıca ele aldık.

Uyku Apnesi Türleri Nelerdir?

Uyku apnesi türleri üçtür: tıkayıcı (obstrüktif), santral ve karma tip; aralarındaki fark, solunumun hangi nedenle durduğudur. Tıkayıcı tipte fiziksel bir engel bulunur, santral tipte ise beyinden gelen komut kesilir.

TipSolunum neden dururSolunum çabasıSıklık
Tıkayıcı (obstrüktif)Hava yolu fiziksel olarak kapanırVar — göğüs ve karın çalışmaya devam ederEn sık görülen tip
SantralBeyinden solunum kaslarına giden uyarı kesilirYokDaha nadir
Karma (miks)Merkezi duraklamayla başlar, üzerine tıkanma binerDeğişkenAra sıklıkta

Tıkayıcı Uyku Apnesi

Tıkayıcı uyku apnesi, üç tip arasında en sık görülenidir ve hastaların büyük çoğunluğunu oluşturur. Burada solunum merkezi normal şekilde çalışır; sorun, gevşeyen dokuların hava yolunu mekanik olarak kapatmasıdır. Göğüs kafesi nefes almak için çabalamayı sürdürür ama hava geçemez.

Bu tipte kilo, çene yapısı, bademcik-geniz eti hacmi ve burun tıkanıklığı etkilidir. Hastaların büyük bölümünde birden fazla etken birlikte bulunur. Obstrüktif uyku apnesinin derlendiği bir tıbbi kaynakta da hastalığın anatomik zeminine ve kilo ile ilişkisine vurgu yapılır. Tedavi seçenekleri de bu nedenle en geniş olan tiptir.

Santral Uyku Apnesi

Santral uyku apnesi, beyindeki solunum merkezinin kaslara giden uyarıyı geçici olarak durdurmasıyla ortaya çıkar. Tıkayıcı tipten en önemli farkı, solunum çabasının da durmasıdır: göğüs ve karın hareketi görülmez.

Kalp yetmezliği, inme öyküsü, bazı ilaç kullanımları ve yüksek rakım gibi durumlarla ilişkilidir. Tıkayıcı tipe göre nadirdir; tedavisi de farklı planlanır, çünkü sorun hava yolundaki darlık değil merkezi uyarıdır.

Karma Uyku Apnesi

Karma uyku apnesi, aynı hastada tıkayıcı ve santral tipin birlikte bulunmasıdır. Kayıtta duraklama merkezi biçimde başlar, üzerine tıkanma bileşeni eklenir.

Bir bölümü, cihaz tedavisi başlandıktan sonra ortaya çıkar ve tedavinin seyri boyunca gerileyebilir. Bu nedenle karma tipte kontrol testleri ve cihaz ayarının takibi ayrı bir önem taşır.

Uyku Apnesi Belirtileri

Uyku apnesi belirtileri gece ve gündüz olmak üzere iki grupta toplanır; gece belirtilerini çoğunlukla partner, gündüz belirtilerini kişinin kendisi fark eder. Aşağıda ikisini ayrı ayrı sıraladık.

En Sık Görülen Belirtiler

Gece belirtileriGündüz belirtileri
Gürültülü, düzensiz horlamaDinlenmemiş uyanma
Tanıklı nefes duraklamasıSabah baş ağrısı
Boğularak ya da nefes açlığıyla uyanmaAğız kuruluğu ve boğaz ağrısı
Sık idrara çıkmaGün içinde uyuklama
Gece terlemesiDikkat ve hafıza sorunları
Huzursuz, sık dönmeli uykuSinirlilik ve gerginlik

Bu belirtiler arasında tanıklı nefes duraklaması, boğularak uyanma ve gündüz aşırı uykululuk en güçlü uyarı işaretleridir. Üçünden biri varsa değerlendirme ertelenmemelidir. Gündüz uykululuğunun neden ortaya çıktığını yorgunluk ve gündüz uykululuğu yazımızda ayrıntılı şekilde ele aldık.

Nadiren Gördüğümüz Belirtiler

Daha az bilinen belirtiler, tablonun gözden kaçmasının başlıca nedenidir. Muayenede şu şikâyetlerle de karşılaşıyoruz: gece kalp çarpıntısı, mide yanması ve reflü şikâyetinde artış, sabahları göğüste sıkışma hissi, cinsel istekte azalma, açıklanamayan kilo artışı, gece boyunca tekrarlayan öksürük ve çocuklarda yatak ıslatma.

Kadınlarda tablo daha da sessiz ilerleyebilir; gürültülü horlama yerine yorgunluk, uykusuzluk, çarpıntı ve depresif duygudurum ön plana çıkabilir. Bu nedenle kadınlarda tanı çoğunlukla gecikir. Ayrıntı: kadınlarda horlama ve uyku sorunları ile uyku kalitesi ve ruhsal denge.

Uyku Apnesi Tanısı Nasıl Konulur?

Uyku apnesi tanısı, gece boyunca solunumu kaydeden uyku testiyle belirlenir; testte saatte 5 kez ve üzerinde solunum olayı saptanması tanı eşiği olarak kabul edilir. Muayene ve tarama anketleri şüpheyi artırır ama tek başına tanı koydurmaz.

AşamaNe yapılırHangi soruyu yanıtlar
Öykü ve tarama anketiPartner gözlemi, gündüz uykululuğu, tansiyon ve kilo öyküsü sorgulanırRisk yüksek mi?
KBB muayenesiBurun, geniz, damak, bademcik ve dil kökü değerlendirilirDarlık hangi seviyede?
Endoskopik değerlendirmeİnce esnek endoskopla üst solunum yolu doğrudan görülürGözle görülmeyen darlık var mı?
Evde uyku testiTaşınabilir cihazla solunum ve oksijen kaydedilirSeçilmiş hastada apne var mı?
Laboratuvarda polisomnografiSolunum, oksijen, kalp ritmi ve uyku evreleri birlikte kaydedilirTip ve şiddet nedir?
Uyku endoskopisi (DISE)İlaçla uyutulan hastada tıkanma noktası gerçek zamanlı görülürCerrahi planlanacaksa nereye?

Testin sonucu, saat başına düşen solunum olayı sayısıyla belirtilir ve şiddet buna göre sınıflanır:

ŞiddetSaatte solunum olayıGenel yaklaşım
Hafif5-14Yaşam tarzı, pozisyon, ağız içi aparat öncelikli
Orta15-29Cihaz tedavisi ya da uygun olguda aparat
Ağır30 ve üzeriCihaz tedavisi ilk sırada

Bu sayı tek başına karar vermez. NHLBI’nin tanı sayfasında da belirtildiği gibi eşlik eden gündüz uykululuğu, tansiyon yüksekliği ve kalp hastalığı tedavi kararını doğrudan etkiler. Uluslararası kullanılan bir tarama anketinde horlama, yorgunluk, tanıklı apne ve yüksek tansiyonun birlikte değerlendirilmesiyle riskin daha doğru öngörüldüğü gösterilmiştir. Kimin teste yönlendirileceğini horlayan herkes uyku testi yaptırmalı mı ve şiddetli horlamada uyku testi yazılarımızda ele aldık.

Uyku Apnesi Tedavisi

Uyku apnesi tedavisi hastalığın tipine ve şiddetine göre belirlenir; hafif olguda yaşam tarzı ve ağız içi aparat, orta-ağır olguda cihaz tedavisi öne çıkar. Aşağıdaki tablo seçenekleri karşılaştırıyor.

YöntemKimde öncelikliNe yaparAyrıntı
Yaşam tarzı ve kilo yönetimiKiloyla birlikte başlamış her olgudaHava yolu üzerindeki dış basıyı azaltırKilonun uykuya etkisi
Pozisyon düzenlemesiYalnız sırt üstü yatınca olay sayısı artanlardaDil kökünün geriye kaymasını önlerUyku pozisyonu
Ağız içi aparatHafif-orta olguda, uygun diş-çene yapısındaAlt çeneyi önde tutarak hava yolunu genişletirKlinik uygulama kılavuzu
CPAP (pozitif basınçlı cihaz)Orta-ağır olguda ilk sıradaHava yolunu sürekli basınçla açık tutarCPAP tedavisi
Burun cerrahisiBurun tıkanıklığı belirgin olanlardaBurun solunumunu açar, cihaz uyumunu kolaylaştırırSeptum deviasyonu
Bademcik ve geniz eti ameliyatıÖzellikle çocuklarda ve genç erişkinlerdeBoğaz seviyesindeki hacmi azaltırGeniz eti ve bademcik
Damak ve dil kökü cerrahisiDarlık seviyesi endoskopiyle gösterilmiş olgulardaTıkanan bölgeyi genişletir ya da sıkılaştırırUyku apnesi cerrahisi

Cihaz tedavisi, uyku testinde saatte 15 kez ve üzerinde solunum olayı saptanan orta-ağır olguda ilk seçenektir. Uyum güçlüğü sık görülür ve çoğunlukla maske seçimi, nem ayarı ve burun tıkanıklığının giderilmesiyle aşılır.

Cerrahi ise tek bir işlem değildir: hangi seviyede darlık varsa ona göre planlanır. Yöntemlerin karşılaştırmasını ameliyat çeşitleri yazımızda bulabilirsiniz. Uyguladığımız tüm seçenekler tedavi yöntemleri sayfamızda, Antalya’daki süreç ise Antalya uyku apnesi tedavisi ve uyku apnesi tedavileri sayfalarımızda yer alıyor.

Uyku Apnesi Tedavi Edilmezse Nelere Yol Açabilir?

Uyku apnesi tedavi edilmezse gece boyunca tekrarlayan oksijen düşüşleri kalp ve damar sistemini sürekli zorlar; bu durum çeşitli hastalık riskleriyle ilişkilendirilmiştir. Aşağıda en çok bilinen beş başlığı, mekanizmasıyla birlikte ele aldık.

Yüksek Tansiyon

Her apne atağının sonunda vücut kısa bir stres tepkisi verir; kalp hızı ve damar direnci yükselir. Gece boyunca defalarca tekrarlanan bu yükselmeler zamanla gündüz tansiyonunu da yukarı çeker. Birden çok ilaca rağmen düşmeyen tansiyonda apne araştırılması bu nedenle önerilir.

Kalp Krizi

Tekrarlayan oksijen düşüşleri damar iç yüzeyini zedeler ve damar sertliği sürecini hızlandırır. Kalp kasının oksijen ihtiyacı gece boyunca artarken sunum azalır. Tedavi edilmeyen orta-ağır tabloda kalp krizi riskinin arttığı bildirilmiştir; bu nedenle kalp hastalığı olanlarda tarama önem taşır.

Tip 2 Diyabet

Bölünmüş uyku ve tekrarlayan oksijen düşüşleri, vücudun insüline verdiği yanıtı zayıflatır. İnsülin direnci arttıkça kan şekerinin kontrol edilmesi zorlaşır. Apne ile tip 2 diyabet arasındaki ilişki çift yönlüdür: kilo artışı her iki tabloyu birlikte kötüleştirir.

Kalp Ritim Bozuklukları

Gece boyunca yaşanan oksijen dalgalanmaları ve stres yanıtı, kalbin elektriksel dengesini bozabilir. Özellikle gece saatlerinde görülen ritim bozuklukları ve atriyal fibrilasyon ile ilişki bildirilmiştir. Ritim bozukluğu tedavisi gören hastalarda bu tablonun da değerlendirilmesi, tedavinin başarısını etkiler.

Felç

Yüksek tansiyon, damar sertliği ve ritim bozukluğu birlikte inme riskini artırır. Apne bu üç mekanizmayı aynı anda desteklediği için bağımsız bir risk etkeni olarak ele alınır. İnme geçirmiş hastalarda bu tablonun sıklığının yüksek olduğu bildirilmiştir.

Bu risklerin yanı sıra gündüz uykululuğuna bağlı trafik ve iş kazası riski de ayrı bir başlıktır. Tabloyu erken fark etmek, hem bu riskleri hem de ilişkiler üzerindeki etkisini azaltır. Ne zaman hekime başvurulacağını KBB uzmanına ne zaman başvurmalı ve hangi doktora gidilir yazılarımızda anlattık.

Uyku Apnesi ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Uyku apnesi ile ilgili sıkça sorulan sorular ve muayenede en sık karşılaştığımız yanıtlar aşağıda toplandı.

Uyku apnesi nedir?

Uyku apnesi, uyku sırasında solunumun tekrar tekrar durup yeniden başlamasıyla seyreden bir uyku bozukluğudur. Duraklamalar en az 10 saniye sürer ve gece boyunca onlarca kez tekrarlanabilir. Her tekrarda kan oksijeni düşer, beyin kısa süreli uyanma sinyali verir ve uykunun derinliği bozulur.

Uyku apnesi neden olur?

En sık nedeni, uykuda gevşeyen boğaz dokularının hava yolunu kapatmasıdır. Kilo fazlalığı, geniş boyun çevresi, geride konumlanmış alt çene, büyük bademcik ve geniz eti, burun tıkanıklığı, ileri yaş, akşam alınan alkol ve sigara riski artıran temel etkenlerdir.

Uyku apnesi ile horlama arasındaki fark nedir?

Horlamada yalnızca ses vardır, nefes durmaz. Uyku apnesinde ise nefes tekrar tekrar kesilir ve kan oksijeni düşer. Bu nedenle her horlayan kişide apne yoktur, ancak apnesi olanların büyük çoğunluğu horlar. Ayrıntı: horlama neden olur, nasıl geçer.

Uyku apnesi türleri nelerdir?

Üç tip tanımlanır. Tıkayıcı tipte hava yolu fiziksel olarak kapanır ve solunum çabası devam eder; en sık görülen budur. Santral tipte beyinden solunum kaslarına giden uyarı geçici olarak kesilir, çaba yoktur. Karma tipte ise ikisi bir arada bulunur ya da tedavi sırasında biri diğerine dönüşür.

Uyku apnesi belirtileri nelerdir?

Gece belirtileri gürültülü horlama, tanıklı nefes duraklaması, boğularak uyanma, sık idrara çıkma ve terlemedir. Gündüz belirtileri sabah baş ağrısı, ağız kuruluğu, dinlenmeden uyanma, gün içinde uyuklama, dikkat ve hafıza sorunlarıdır. Belirtilerin bir bölümünü kişi değil partneri fark eder.

Uyku apnesi tanısı nasıl konulur?

Tanı, gece boyunca solunumu, kan oksijenini ve uyku evrelerini kaydeden uyku testiyle belirlenir. Muayene ve tarama anketleri şüpheyi destekler ama tek başına tanı koydurmaz. Test ile ilgili ayrıntı: polisomnografi (uyku testi) nedir.

Uyku apnesi hafif, orta, ağır nasıl ayrılır?

Ayrım, uyku testinde saat başına düşen solunum olayı sayısına göre belirlenir. Saatte 5-14 olay hafif, 15-29 olay orta, 30 ve üzeri ağır olarak kabul edilir. Tedavi kararı yalnız bu sayıya değil; gündüz uykululuğu, tansiyon ve kalp hastalığı gibi eşlik eden durumlara da bakılarak verilir.

Uyku apnesi tedavisi nasıl yapılır?

Tedavi, hastalığın tipine ve derecesine göre seçilir. Hafif olguda kilo yönetimi, pozisyon düzenlemesi ve ağız içi aparat öne çıkarken; orta-ağır olguda CPAP ilk sıradadır. Anatomik darlık belirlenmişse cerrahi değerlendirmeye alınır.

CPAP kullanmak zorunda mıyım, ömür boyu mu?

CPAP hastalığı ortadan kaldırmaz, hava yolunu açık tutarak belirtileri kontrol altında tutar; bu nedenle kullanıldığı sürece etkilidir. Kilo verilmesi ya da anatomik darlığın giderilmesi gibi durumlarda ihtiyaç azalabilir, hatta cihazsız izlemeye geçilebilir. Karar, kontrol testi sonucuyla verilir. Ayrıntı: CPAP tedavisi.

Ağız içi aparat uyku apnesinde işe yarar mı?

Alt çeneyi öne alan aparatlar, hafif ve orta uyku apnesinde kullanılan tedavi seçeneklerindendir; uluslararası klinik uygulama kılavuzunda bu endikasyonlarda bulunur. Ağır olguda ise CPAP’ın yerini tutmaz. Diş ve çene yapısına göre kişiye özel hazırlanması ve düzenli olarak kontrol edilmesi gerekir.

Uyku apnesi ameliyatla geçer mi?

Cerrahi, hava yolundaki darlığın yeri muayene ve endoskopiyle net olarak gösterildiğinde gündeme gelir. Burun, geniz, bademcik ve damak seviyesindeki girişimler seçilmiş hastalarda belirgin fayda sağlar; herkeste tek başına yeterli olmayabilir. Yöntemler: horlama ve apne ameliyatı çeşitleri.

Uyku apnesi tedavi edilmezse ne olur?

Gece boyunca tekrarlayan oksijen düşüşleri kalp ve damar sistemini zorlayabilir. Tedavi edilmeyen tabloda yüksek tansiyon, kalp ritim bozukluğu, kalp krizi, inme ve tip 2 diyabet riski artmış olarak bildirilmiştir. Gündüz uykululuğuna bağlı trafik ve iş kazası riski de ayrıca ele alınması gereken bir başlıktır.

Uyku apnesi kilo verince geçer mi?

Kilo vermek, özellikle kiloyla birlikte başlamış olguda solunum olayı sayısını belirgin ölçüde azaltır. Ancak tek başına her hastada yeterli olmayabilir: geride çene, büyük bademcik ya da burun tıkanıklığı gibi anatomik nedenler kiloyla değişmez. Ayrıntı: obezite ve uykuya etkisi.

Uyku apnesi çocuklarda görülür mü?

Görülebilir. Çocukta en sık nedeni büyümüş geniz eti ve bademciktir. Erişkinden farklı olarak tablo gündüz uykululuğuyla değil; huzursuz uyku, ağzı açık uyuma, gece terlemesi, yatak ıslatma, dikkat dağınıklığı ve okul başarısında azalma ile kendini gösterir.

Uyku apnesi için hangi doktora gidilir?

İlk başvuru kulak burun boğaz hastalıkları uzmanına yapılabilir; burun, geniz, damak ve bademcik seviyesindeki darlıklar bu muayenede incelenir. Uyku testi ve cihaz tedavisi sürecinde göğüs hastalıkları ve nöroloji uzmanlarıyla birlikte çalışılır. Ayrıntı: ne zaman KBB uzmanına başvurmalı.

Evde uyku testi yapılabilir mi?

Belirlenmiş hastalarda evde taşınabilir cihazlarla solunum ve oksijen düzeyi kaydedilebilir. Bu yöntem, apne olasılığı yüksek ve ek hastalığı bulunmayan kişilerde uygundur. Kalp-akciğer hastalığı olanlarda ve sonucun sınırda kaldığı durumlarda laboratuvarda polisomnografi tercih edilir.

Uyku apnesi ne kadar yaygındır?

Düşünüldüğünden yaygındır. 2019 tarihli küresel bir yaygınlık analizinde 30-69 yaşında yüz milyonlarca kişide obstrüktif uyku apnesi bulunduğu öngörülmüştür. Yaygınlığa rağmen tanı oranı düşüktür; çünkü belirtilerin çoğu uykuda ortaya çıkar ve kişi tarafından fark edilmez.

Uyku apnesi ilişkileri etkiler mi?

Etkiler. Gürültülü solunum ve gece uyanmaları partnerin uykusunu böler; zamanla ayrı odalarda uyuma, gündüz gerginlik ve iletişim sorunları ortaya çıkabilir. Tabloyu kişisel bir kusur değil tıbbi bir durum olarak değerlendirmek süreci kolaylaştırır. Ayrıntı: ilişkilere etkisi.

Bu rehber bilgilendirme amaçlıdır; kişisel tanı ve tedavi planının yerine geçmez. Yukarıdaki uyarı bulgularından biri size uyuyorsa hekime başvurun.

Metni hazırlayan: Doç. Dr. Sema Koç — Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı, Antalya

Son güncelleme: 21 Ağustos 2026


Doç. Dr. Sema Koç

Doç. Dr. Sema Koç

Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Uzmanı

Doç. Dr. Sema Koç, Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi uzmanıdır. Yirmi yılı aşkın hekimlik deneyimini Antalya'daki kliniğinde sürdürmekte; estetik ve fonksiyonel burun cerrahisi, vertigo ve baş-boyun cerrahisi alanlarında hizmet vermektedir.

Randevu Bilgisi Alın

İlk adımı atın: muayene ile başlayalım

Bilgilerinizi bırakın, WhatsApp üzerinden randevunuzu birlikte planlayalım. Görüşmeler Türkçe, İngilizce, Rusça ve Ukraynaca yapılabilmektedir.

Randevu Bilgisi Alın

Bilgilerinizi bırakın, görüşme WhatsApp üzerinden otomatik başlasın.

+90 543 913 65 95

WhatsApp
Hemen Ara Randevu Al
Call Now Button